Creative Commons 4.0 Lisansları şimdi Türkçe

Sizlerle heyecan dolu bir haberi paylaşıyoruz. Creative Commons (CC) lisanslarının çeviri taslağını kamuoyu görüşüne açtığımızı buradan duyurmuştuk. 2017 Mart ayının ikinci yarısından itibaren bir ay boyunca kamuoyuna açık olan çeviri taslağına değerli görüş ve katkılar aldık. Nisan ayı içinde görüşler değerlendirilerek çevirilere yansıtıldı. Uzun aylar süren karşılaştırmalar, incelemeler ve tartışmalar sonucu nihai halini alan çeviri lisanslar hazır! 

Lisansların çevirisi Creative Commons Türkiye ekibi tarafından gerçekleştirildi. Bu süreçte aktif rol alan Kamu Lideri İlkay Holt, Teknoloji Lideri Orçun Madran, Hukuk Danışmanı Selva Kaynak (LL.M IP) ve Hukuk Danışmanı Serhat Koç’a (LL.M IT) özel teşekkürlerimizi sunarız. Çevirilerin değerlendirilmesinde katkılarını esirgemeyen CC Türkiye projesini Türkiye’ye taşıyan Sayın Şirin Tekinay ve İYTE Kütüphane Direktörü Gültekin Gürdal’a ayrıca teşekkür ederiz. 

Creative Commons 4.0 lisanslarının Türkçe kullanılabilecek olması, paylaşımcı, özgür ve açık bir toplum için de başlangıç. Üretmeye, ürettiğini paylaşmaya, yeniden kullanıma açmaya, standartları benimsemeye ve yeniden kullanımı teşvik etmeye, yenilikçiliğin önünü açmaya, akıllı şehirlerden özgür kültüre ve açık topluma Türkçe bir başlangıç.
 
Creative Commons size açık lisanslarını kullanmanız için bir araç sağlıyor. Ancak bundan daha da önemlisi açık lisansları benimsemek, bir yaşam felsefesi gerektiriyor. “Openness”, açıklık kavramı, yarattığımız eserlerin nasıl meydana geldiğinden, onları nasıl sakladığımıza, nerede tuttuğumuza, nasıl-hangi şartlarla kullanımına izin verdiğimize, başkalarının yarattığı çalışmaları nasıl kullanıyor olmamız gerektiği konusuna kadar her türlü adımı içinde barındırıyor. Bütün bu adımlarda açık, şeffaf, paylaşıma açık, çalışmalarımızın yeniden kullanımını destekleyen bir tutumu öne çıkartıyor. 

Creative Commons telif haklarında “her hakkı saklıdır” yerine “bazı hakları saklıdır” yaklaşımını benimser. Bu yaklaşımın ülkelerin kanunlarında yer bulabilmesi ise bilinen-geleneksel-klişe telif hakkı kanunlarının yerini toplumların yaratıcılığını güçlendirecek bir yapıya bırakmasını, bir telif hakları reformunu gerektirir. 

Creative Commons ve açık lisans hareketi, tanımlamaya çalıştığımız bu yapının kültürel, edebi, bilimsel ve sanatsal alanda ayrılmaz bir parçası. Bu nedenle, Creative Commons lisanslarının yasal metinlerinin Türkçeleştirilmiş ve kullanıma sunulmuş olması yazının başında değindiğimiz heyecanın kaynağıdır. 

Siz de açık ve paylaşımcı toplumun parçası olmak istemez misiniz? Şimdi ilk sunum, makale, kitap, fotoğraf, film, senaryo, resim çalışmanızı, müzik bestenizi veya blog yazınızı Türkçe Creative Commons lisansları ile paylaşmanızın zamanıdır.

CC 2017 Global Zirvesi’nin ardından

Creative Commons 2017 Global Zirvesi, Kanada’nın Toronto şehrinde 28-30 Nisan tarihleri arasında gerçekleşti. Paylaşım ve Ortaklıklar: Sırada Ne Var? temalı zirve dünyanın her yerinden dört yüzün üzerinde kişiyi ağırladı. Katılımcılar arasında politika yapıcılar, karar vericiler, araştırmacılar, eğitimciler, kütüphaneciler, sanatçılar, öğrenciler, tasarımcılar, start up çalışanları ve iş sahipleri vardı. Zirve konu başlıkları copyright reformundan işbirliği ve paylaşımın geliştirilmesine, Creative Commons'ın gelecek stratejileri üzerine çok geniş bir yelpazeye yayılmıştı. 

C-ll08wXsAEc_Xp.jpg-largeÜç ana bölüme ayrılan programda; politika ve savunuculuk; topluluk ve hareket; kütüphane, müze, arşiv, açık eğitim, açık veri, açık tasarım, açık donanım, açık tarım gibi ‘açık’ hareketinin alanları, paralel oturumlarda alt konu başlıkları ile ele alındı. Ana salon konuşmaları dışında paralel oturumlarda bu bölümlerdeki konular yer aldı. 

Paralel oturumlar arasından seçim yapmak doğrusu zor oldu. Creative Commons (CC) Türkiye kamu lideri olarak Türkiye'den zirveye katıldım. Zirveden rapor eden kişi hakkında bilgi vermek için bu ayrıntıyı paylaşıyorum. Zirvenin açılış, kapanış konuşmaları ve davetli konuşmalar canlı yayınladı. Canlı yayında izleyemediyseniz bile, bağlantılı linkten ulaşarak izlemenizi öneririm. 

Tekil oturumlar yerine, zirvede öne çıkan başlıkları paylaşmaya çalışacağım:

Open by default ( Varsayılan olarak açık)

Bu tamlamayı Türkçe'ye bu şekilde çevirdiğimde kulağı tırmaladığının farkındayım ve daha iyi olabilecek öneriniz var ise  duymayı gerçekten isterim. Avrupa Komisyonu'nun, Ufuk2020 çerçeve programı ile bağlantılı olarak, fon sağladığı tüm projeleri işaret ederek, 2017 itibariyle araştırma verisinin tamamen açık olacağını duyuralı çok oldu. Hükümetlerin açıklık (open government) politikaları yalnızca Avrupa'da değil, batı dünyasında ve Avustralya gibi diğer ülkelerde de son yıllarla epey yol almış durumda. Zirvenin gerçekleştiği Ontaria bölgesinin yönetiminde olan eğitim bakanları ve dijital ofis şefinin yaptığı açılış konuşmalarında, açık hükümet politikaları, bilgiye erişim hakkı, şeffaflık, açık veri ile yapılan projeler, yine açık politikalar paralelinde eğitimde fırsat eşitliği dile getirildi. Açık ders malzemeleri konusunda yaptıkları milyon dolarlık yatırımın anlatıldığı açılış konuşmasında, eCampusOntario tarafından kullanıma sunulacak açık ders kitabı kütüphanesi projesi tanıtıldı. Orta dereceli okullarda ders kaynaklarına herkesin eşit erişimini sağlamak üzere başlayacak Open Textbook Library for Ontario adlı proje hakkında detaylı bilgiye ilgili bağlantıdan erişebilirsiniz. Bu ve bu yazıda sözü geçen tüm projelerde CC lisanslarının kullanıldığını söylemeye gerek yoktur sanırım ama yine de altını çizmiş olalım. 

State of the Commons 2016

State of the Commons 2016 raporu zirve açılışının bir parçası idi. Creative Commons'ın bugün geldiği noktayı etkileyici sayılar ve grafiklerle açıklayan bu rapor, dünyanın her yerinden, ortak noktaları paylaşım, yaratıcılık, işbirliği ve bilgiye erişim olan  sanatçı, eğitimci, aktivist ve araştırmacının hikayeleri ile desteklenmiş. Rapor toplam on üç dilde erişime açık. 

Creative Commons Global Network Stratejisi 

İki yıl önceki zirveden bu yana, CC gelecek stratejini planlamak üzere bir dizi çalışma yaptı. Seksenin üzerinde ülkede temsilcileri olan, açık hareketinin ilgili tüm konu alanlarında faaliyet gösteren CC, geleceğe dair öncelikleri, organizasyon yapısı, kapsayıcı, yenilikçi iletişim stratejileri, sürdürülebilirlik planları gibi konuları gözden geçirdi. Dış kaynaklı bir araştırma şirketinin de sürece katıldığı, ülke temsilcilerinin de destek verdiği araştırma sürecinin sonunda bir strateji dokümanı yayınladı. Geçtiğimiz aylarda kamuoyu görüşüne de açılan bu stateji dokümanı zirve ile aynı tarihte yaşama geçti. Yeni network yapılanmasına Ekim 2017'de tam geçiş planlanırken, zirve katlımcıları ile bu geçişin adımları konuşuldu, tartışıldı. Söz konusu yeni yapılanmada öne çıkan başlıklar; iyileştirilen iletişim stratejisi ve değişen CC network yönetim şekli. Değişen yönetim yapısında Global Network Konseyi, Global Network üyeliği, partnerler ve ülke takımları yer alıyor. Ülkelerdeki temsilci kurumlar yerini ülke takımlarına bırakıyor. Mevcut temsilci kurumlar ve çalışanlar varlıklarını sürdürecekler ancak yeni şema içine yerleşmiş olacaklar. Bir güzel eklenti de, ülkeler üstü faaliyet alanlarında ortak çalışmalar yapılabilmesi için bu yapıda "platformlar"ın yer alacak olması. Bu değişimde pek çok detay var elbette ancak daha katılımcı bir yapılanma vadeden bu yapılanmayı, diğer tüm CC toplulukları gibi, biz de olumlu karşılıyoruz. Bu konuda detaylar netleştikçe, gelişmeleri CC Türkiye özelinde gelecek aylarda sizlerle paylaşıyor olacağım.

Copyright reformu

Dünyada -ve tabii ülkemizde de- telif hakları kanunları, özellikle de eğitim alanında, bugünün teknolojisi göz önüne alındığında yetersiz kalıyor. Yasal çerçevede, eğitim amaçlı kullanılan malzemenin, taşıyıcının özellikleri ile bağdaşmayan, kısıtlayıcı, communia-sloganeğitimin, öğrenimin potansiyelini düşüren bir yapı söz konusu. Küçük bir örnek vermek gerekirse, bilgi taşıyıcısı değiştikçe istisnalar değişebiliyor. Bir öğretmen DVD'deki filmi sınıfta öğrencilerine gösterebilirken, YouTube videosunun gösterimi kanunen istisnai durum niteliği taşımayabiliyor. Bir başka verilen örnek; aynı bilgi taşıyıcısını okul sınırları içinde öğrenciye göstermek ile okul dışında bir ders ortamında yapılan gösterim arasındaki kanuni yükümlülükler tamamen değişebliyor. Konu elbette bu özetten çok daha detaylı ve derin ancak zirve tartışmalarını ve Avrupa'daki hareketin çıkış noktasını betimlemek için bu şekilde özetliyorum. CC temsilcileri özelikle bu yıl içinde Avrupa Komisyonu ve WIPO ev sahipliğinde yapılan pek çok toplantıya katılarak, mevcut kanunlardaki istisna ve kısıtların özellikle eğitim malzemeleri söz konusu olduğunda ne kadar yetersiz kaldığını anlattılar ve bu konuda adım atmak için çağrıda bulundular. En önemli çağrılardan birini, Let's make copyright RIGHT RIGHT now sloganı ile yapılan çağrıyı bir an önce imzalamanız ve sürece katkıda bulunmanız için sizleri davet ediyorum. İmzanın sonlanması için yalnızca 11 gün kaldı. 

Made with Creative Commons

made_with_cc_coverCC çalışanları Sarah Hinchliff Pearson ve Paul Stacey tarafından hazırlanan Made with Creative Commons adlı kitap, paylaşım ve açık iş modellerini konu alıyor. İçindeki bölümlerde dijital devrim, Creative Commons'ın doğuşu, değişen pazar, dijital commons'ın yararları, para kazanma gibi konular işlenirken, CC lisanları ile büyük işlere imza atan şirketlerin hikayeleri iyi uygulamalar başlığı altında veriliyor. Startuplar, girişimciler için bilgiyi paylaşırken inovasyonu hızlandırmak, pazar payını artırmak, işlerini büyütmek üzere faydalı bir içerik sunan bu kitap 5 Mayıs 2017'den itibaren bu adreste elektronik olarak erişime açılacak. Basılı kopyası için ise Amazon'dan ön sipariş verebilirsiniz.

 

UnCommon Women

ZirveniC-gbb53VYAAffUY.jpg-largen bir başka sürprizi de Açık, Sosyal Değişim ve Teknolojinin kesiştiği noktada emek veren sıradışı kadınların (UnCommon Women) portreleriydi. Bu sürpriz, portrelerden oluşan bir boyama kitabı halini alacağını bilmediğimiz aktivite, CC Kanada Kamu Lideri Kelsey Merkley tarafından bir süre önce sosyal medyada sorduğu bir sorudan yola çıktı. Açık hareketinde önemli katkıları olan kadınlar için siz kimi aday gösterirdiniz sorusunu sormuştu. Çağrıya gelen yanıtlarda, en çok adı geçen sıradışı kadınların portreleri kitapçıkta yerini almış. Anlamlı olduğu kadar keyifli bir biçimde sıradığı kadınlar zirvede anılmış oldu. 

 

Zirveyi dikkat çeken başlıklarla özetlemiş oldum. Yazarken aklıma gelen daha pek çok konuyu, bu yazıyı zaman zaman güncelleyerek paylaşabilmek istiyorum. Umarım faydalı bulursunuz. Bunların yanısıra Creative Commons'a emeği geçen yüzlerce isimden bazılarını görmek için Faces of Commons adresindeki fotoğraflara göz atabilirsiniz.

Creative Commons 2017 Global Zirvesi: Paylaşım ve Ortaklıklar: Sırada Ne Var

İki yılda bir organize edilen Creative Commons Global Zirvesi, bu ay sonunda, 28-30 Nisan tarihleri arasında Kanada'nın Toronto şehrinde gerçekleşecek. Geniş bir program komitesi ile zengin, aktif, "açık" dünyanın hemen her konusuna değinen bir programa sahip zirvenin teması ise "Paylaşım ve Ortaklıklar: Sırada Ne Var" (Sharing and the Commons: What’s Next). 

Zirveye dair bütün detayları https://summit.creativecommons.org adresinde görebileceğiniz gibi, programda yer alacak oturumlar konusunda detaylı yazılara yer veren CC bloğunu izlemenizi öneririz. Twitter'da @ccglobalsummit kullanıcı adı ile açılan hesaba ek olarak, zirveyi #ccsummit etiketi ile de takip edebilirsiniz. 

Bu yıl, program detayında göreceğiniz gibi CC'nin konu olduğu her alanda geleceği sorgulayan, katılımcı bir zirve ile bu sorulara yanıtlar aramayı hedefleyen bir format izlenecek. CC, 2015'te Seul'de gerçekleşen global zirveden bu yana global network stratejisini geliştirmek ve gelecek planlarını oluşturmak için bir dizi çalışmada bulundu. Dünyanın her yerine yayılmış partnerleri ile iletişimi güçlendirmek için yeni düzenlemeler yaptı. Bu yılın başında global network strateji taslağını kamuoyu görüşüne açtı. 2017 Zirve toplantısında bu stratejinin son halini alacağını ve uygulamaya konacağını da duyurdu. Dolayısıyla dopdolu programın yanısıra, Creative Commons'ın global olarak gelecek stratejisini de dünyaya duyuracağı bir zirve bizleri bekliyor. 

Bazı oturumlar canlı yayınlacak. Bu oturumların bilgisini ve diğer tüm gelişmleri sosyal medya kanallarımızdan duyuruyor olacağız. 

 

 

CC 4.0 lisansları yasal kodlarının çevirisi kamuoyu görüşüne açıldı

Uzun süren çalışmaların sonucunda, Creative Commons (CC) 4.0 yasal lisans takımlarının Türkçe’ye çevirisi proje ekibi tarafından tamamlanarak 20 Mart-10 Nisan 2017 tarihleri arasında kamuoyu görüşüne açıldı. Bağlantı verilen taslak çeviri, hukuk alanında çalışan profesyonel çevirmen tarafından yapılmış, hukuki terminolojisi Fikri Mülkiyet Hukuku uzmanları* tarafından gözden geçirilmiştir. 

Kamuoyu görüşüne açılan çeviri taslağına hukukçular, aktif lisans kullanıcıları, dil bilimciler, çevirmenler, bilişim uzmanları ve bilgi yöneticileri dahil olmak üzere tüm paydaşları katkı vermeye davet ediyoruz. 

Kamuoyu görüşlerinin toplanmasının ardından taslak çeviriler nihai halini alacaktır. Böylelikle CC resmi web sitesi aracılığıyla kullanılacak lisans takımlarında ve CC lisanslarının gömülü olduğu platformlarda Türkçe dil seçeneği kullanılabilecek. 

Tarih: Taslak doküman 20 Mart-10 Nisan 2017 tarihleri arasında kamuoyu görüşüne açıktır. 
Format: Doküman Google Doc üzerinde, herkesin yorum yapabileceği (öneri ekleyebileceği) formattadır. Google (gmail) hesabınız ile giriş yaparak dokümanı görüntüleyebilir, “yorum ekle” özelliğini kullanarak katkıda bulunabilirsiniz. 
Bağlantı: https://goo.gl/IbXuX4   

*CC Türkiye hukuk danışmanları Sayın Selva Kaynak ve Serhat Koç'a özel teşekkürlerimizle. 

Creative Commons 2015 Global Zirvesi’nin ardından

Creative Commons (CC) Global Zirvesi her iki yılda bir dünyanın farklı yerlerinde gerçekleşiyor. Bu yıl 14-17 Ekim tarihlerinde Güney Kore’de Seul kentinde gerçekleşen zirveye 80 farklı ülkeden yüzlerce CC temsilcisi ve gönüllüsü katıldı. Açılış konuşmalarını CC Kore Başkanı Jeong-Wook Seo ve Proje Lideri Jay Yoon’un yaptığı zirvenin sürpriz konuğu Creative Commons’ın kurucusu Lawrence Lessig oldu. Lessig, CC’nin doğuş hikayesini anlatırken o günden bugüne özgür toplumu, açık bilgiyi savunduklarının altını çizdi. Artık geleceği yalnızca “paylaşmak” değil, paylaşımların nasıl kullanıldığı ve tekrar kullanıma açıklığı konularının belirleyeceğini söyledi.

Creative Commons CEO’su Ryan Merkeley’in konuşmalarından bir kaç nokta ise şöyle; bugün CC lisanslarının 882 milyon çalışmada kullanılıyor, bu da 880+ milyon paylaşım demek. 4.0 sürümüne geçen lisansların global olarak çevirileri ve buna bağlı düzenlemelerin sonlanmak üzere ve alt yapısında CC lisansları ile çalışan sistemlerin entegrasyonunun büyük ölçüde tamamlandı. Wikipedia büyük örneklerden biri. Bunun yanı sıra CC lisansları üzerinde çalışacak akademik yayıncılık araçları üzerinde çalışılıyor. Platformlarla çalışmalara örnek olarak Flickr, Wikimedia ve Internet Archive mevcut, bunun yanı sıra Whatpadd, EdX, Medium gibi yeni adaptasyonlar için çalışmalar sürüyor. Merkeley’in paylaşım ekonomisine dair söyledikleri akılda kalıcıydı. Ücretli bir paylaşım, gerçek bir paylaşım değildir. Yaratıcı çalışmaları deyim yerinde ise “sömürmeye” devam etmeli, üretimi artırmalıyız. Paylaşım daha çok paylaşımı getirir. İlk paylaşımı yapanlar uzun vadede bundan en çok faydalananlardır.

Zirvede 4.0 lisanlarına geçiş pratikleri, açık eğitim konusundaki gelişme ve uygulamalar, paylaşım kültüründe iyi örnekler, açık erişim, açık bilim, 3D teknolojilerine CC lisanslama pratikleri ve açık iş modelleri ağırlıklı olarak konuşuldu.

Açık iş modelleri konulu panel zirvenin ilgi çekici panellerinden biriydi. Startuplarda CC lisanslama uygulamaları, fırsatlar, çekinceler ve geliştirilen rehberler konu alındı. Portekiz’in yakın zamanda yayınlayacağı bir “toolkit for business” mevcut ve rehber niteliğindeki bu kaynağın ön lansmanı yapıldı. Startuplar çıkış noktasında her ne kadar para kazandıran yeni fikirler olarak görülse de, tutunana dek deneyimsel bir süreç yaşıyor. CC lisansları ise bu süreçte ortaya çıkarılan tasarım, teknoloji, müzik, sanat eserlerine değer katıyor. Sonraki dönüşüm süreçlerini güçlendirecek paylaşımları yasal açıdan temellendiren bir hareket olarak CC lisanslama, paylaşıma ve tekrar kullanıma karşı kaygı ve korku yerine zihinsel dönüşümü gerektiriyor. Bu yaklaşım açık iş modellerinin genelde bir sosyal misyonu olduğu üzerinden konuşuldu.

Toplantı boyunca canlı yayın da yapılan zirvedeki hemen tüm sunum ve konuşmaları CC Global Zirvesi 2015 web sitesinden izlemek mümkün .

Lessig’in söylediği gibi bugün toplumlar daha da az özgür (“Ours is less and less a free society”) ve paylaşım kültürü her gün, bir önceki günden daha önemli hale geliyor. CC lisansları paylaşımın da ötesine geçerek yeni yaratımlara olanak sağlar. Her paylaşım bir başkasının ilham kaynağıdır.